Oku›Defter 4
Defter 4 · 3850 beyit · 139 bölüm
دفتر چهارم
Book IV
❋ ❋ ❋
- 001 بخش ۱ - سر آغازBaşlangıç 39 beyit
- 002 بخش ۲ - تمامی حکایت آن عاشق که از عسس گریخت در باغی مجهول خود معشوق را در باغ یافت و عسس را از شادی دعای خیر میکرد و میگفت کی عَسی أَنْ تَکْرَهوا شَیْئاً وَ هُوَ خَیْرٌ لَکُمْGardiyandan kaçan aşığın hikayesinin tamamı: kendini bilmediği bir bahçede buldu, maşukunu da bahçede buldu. Sevincinden gardiyanı hayırla anıyor ve “Hoşunuza gitmeyen bir şey belki de hakkınızda hayırlıdır” diyordu. 40 beyit
- 003 بخش ۳ - حکایت آن واعظ کی هر آغاز تذکیر دعای ظالمان و سختدلان و بیاعتقادان کردیHer vaazın başında zalimlere, kalbi katı olanlara ve inançsızlara dua eden vâizin hikayesi 32 beyit
- 004 بخش ۴ - سؤال کردن از عیسی علیهالسلام کی در وجود از همهٔ صعبها صعبتر چیستİsa'ya “Varlıkta her şeyden daha zor olan nedir?” diye sorulması 7 beyit
- 005 بخش ۵ - قصد خیانت کردن عاشق و بانگ بر زدن معشوق بر ویAşığın hıyanet etmeye kalkışması ve maşukun ona seslenmesi 37 beyit
- 006 بخش ۶ - قصهٔ آن صوفی کی زن خود را بیگانهای بگرفتKarısını yabancı birinin aldığını gören dervişin kıssası 28 beyit
- 007 بخش ۷ - معشوق را زیر چادر پنهان کردن جهت تلبیس و بهانه گفتن زن کی ان کید کن عظیمMaşuku örtünün altına saklaması, aldatmak için ve kadının “Sizin hileniz gerçekten büyüktür” demesi 12 beyit
- 008 بخش ۸ - گفتن زن کی او در بند جهاز نیست مراد او ستر و صلاحست و جواب گفتن صوفی این را سرپوشیدهKadının “O çeyiz peşinde değil, onun isteği iffet ve salâhtır” demesi ve dervişin buna kapalı bir şekilde cevap vermesi 17 beyit
- 009 بخش ۹ - غرض از سمیع و بصیر گفتن خدا راAllah'ı 'Semî' ve 'Basîr' olarak adlandırmanın amacı 23 beyit
- 010 بخش ۱۰ - مثال دنیا چون گولخن و تقوی چون حمامDünyanın külhana, takvanın hamama benzetilmesi 19 beyit
- 011 بخش ۱۱ - قصهٔ آن دباغ کی در بازار عطاران از بوی عطر و مشک بیهوش و رنجور شدAttarlar çarşısında misk ve güzel kokulardan bayılıp hastalanan debbağın hikayesi 32 beyit
- 012 بخش ۱۲ - معالجه کردن برادر دباغ دباغ را به خفیه به بوی سرگینDebbağın kardeşinin onu gizlice gübre kokusuyla tedavi etmesi 17 beyit
- 013 بخش ۱۳ - عذر خواستن آن عاشق از گناه خویش به تلبیس و روی پوش و فهم کردن معشوق آن را نیزAşığın günahından aldatıcı ve örtülü bir şekilde özür dilemesi ve maşukun bunu da anlaması 14 beyit
- 014 بخش ۱۴ - رد کردن معشوقه عذر عاشق را و تلبیس او را در روی او مالیدنMaşukun aşığın özrünü reddetmesi ve hilesini yüzüne vurması 33 beyit
- 015 بخش ۱۵ - گفتن آن جهود علی را کرم الله وجهه کی اگر اعتماد داری بر حافظی حق از سر این کوشک خود را در انداز و جواب گفتن امیرالمؤمنین او راYahudinin Hz. Ali'ye “Eğer Allah'ın koruyuculuğuna güveniyorsan, kendini bu köşkten aşağı at” demesi ve Müminlerin Emiri'nin ona cevabı 35 beyit
- 016 بخش ۱۶ - قصهٔ مسجد اقصی و خروب و عزم کردن داود علیهالسلام پیش از سلیمان علیهالسلام بر بنای آن مسجدMescid-i Aksa'nın ve harub ağacının kıssası ve Dâvud'un Süleyman'dan önce o mescidi inşa etmeye karar vermesi 18 beyit
- 017 بخش ۱۷ - شرح انما المؤمنون اخوة والعلماء کنفس واحدة خاصه اتحاد داود و سلیمان و سایر انبیا علیهمالسلام کی اگر یکی ازیشان را منکر شوی ایمان به هیچ نبی درست نباشد و این علامت اتحادست کی یک خانه از هزاران خانه ویران کنی آن همه ویران شود و یک دیوار قایم نماند کی لانفرق بین احد منهم و العاقل یکفیه الاشارة این خود از اشارت گذشت“Müminler ancak kardeştirler” ve “Alimler tek bir nefis gibidirler” ayetlerinin şerhi. Özellikle Davud ve Süleyman ile diğer Peygamberlerin birliği (aleyhimusselam) ki, eğer onlardan birini inkar edersen hiçbir peygambere imanın sağlam olmaz. Bu, birliğin alametidir ki, binlerce evden birini yıkarsan hepsi yıkılır ve bir duvar ayakta kalmaz. Zira "biz onların hiçbiri arasında ayrım yapmayız" ve akıllıya işaret yeter, bu ise işaretten öte geçti. 61 beyit
- 018 بخش ۱۸ - بقیهٔ قصهٔ بنای مسجد اقصیMescid-i Aksa'nın inşaat kıssasının devamı 20 beyit
- 019 بخش ۱۹ - قصهٔ آغاز خلافت عثمان رضی الله عنه و خطبهٔ وی در بیان آنک ناصح فعال به فعل به از ناصح قوال به قولOsman'ın (r.a.) halifeliğinin başlangıç kıssası ve onun hutbesinde sözle nasihat edenden, fiille nasihat edenin daha üstün olduğunu belirtmesi 34 beyit
- 020 بخش ۲۰ - در بیان آنک حکما گویند آدمی عالم صغریست و حکمای اللهی گویند آدمی عالم کبریست زیرا آن علم حکما بر صورت آدمی مقصور بود و علم این حکما در حقیقت حقیقت آدمی موصول بودHikmet sahiplerinin “İnsan küçük âlemdir” demeleri ve ilahî hikmet sahiplerinin “İnsan büyük âlemdir” demeleri arasındaki farkın açıklaması. Zira hikmet sahiplerinin ilmi insanın sûretine mahsus iken, ilahî hikmet sahiplerinin ilmi insanın hakikatine vâsıl olmuştur. 17 beyit
- 021 بخش ۲۱ - تفسیر این حدیث کی مثل امتی کمثل سفینة نوح من تمسک بها نجا و من تخلف عنها غرق“Ümmetimin misali Nuh'un gemisi gibidir, ona tutunan kurtulur, ondan geri kalan boğulur” hadisinin tefsiri 25 beyit
- 022 بخش ۲۲ - قصهٔ هدیه فرستادن بلقیس از شهر سبا سوی سلیمان علیهالسلامBelkıs'ın Seba şehrinden Süleyman'a hediyeler göndermesi kıssası 35 beyit
- 023 بخش ۲۳ - کرامات و نور شیخ عبدالله مغربی قدس الله سرهŞeyh Abdullah Mağribî'nin (Allah sırrını takdis etsin) kerametleri ve nuru 16 beyit
- 024 بخش ۲۴ - بازگردانیدن سلیمان علیهالسلام رسولان بلقیس را به آن هدیهها کی آورده بودند سوی بلقیس و دعوت کردن بلقیس را به ایمان و ترک آفتابپرستیSüleyman'ın Belkıs'ın elçilerini getirdikleri hediyelerle Belkıs'a geri göndermesi ve Belkıs'ı imana ve güneşe tapmaktan vazgeçmeye davet etmesi 11 beyit
- 025 بخش ۲۵ - قصهٔ عطاری کی سنگ ترازوی او گل سرشوی بود و دزدیدن مشتری گل خوار از آن گل هنگام سنجیدن شکر دزدیده و پنهانTerazisinin taşı sabun çamuru olan ve müşterinin, şeker tartarken o çamurdan gizlice çalıp yediği attarın kıssası 28 beyit
- 026 بخش ۲۶ - دلداری کردن و نواختن سلیمان علیهالسلام مر آن رسولان را و دفع وحشت و آزار از دل ایشان و عذر قبول ناکردن هدیه شرح کردن با ایشانSüleyman'ın elçilere teselli vermesi, onları rahatlatması, kalplerindeki korkuyu ve rahatsızlığı gidermesi ve hediyeyi kabul etmeme sebebini onlara açıklaması 25 beyit
- 027 بخش ۲۷ - دیدن درویش جماعت مشایخ را در خواب و درخواست کردن روزی حلال بیمشغول شدن به کسب و از عبادت ماندن و ارشاد ایشان او را و میوههای تلخ و ترش کوهی بر وی شیرین شدن به داد آن مشایخDervişin rüyasında bir grup şeyhi görmesi ve onlardan helal rızık istemesi, kazançla meşgul olup ibadetten kalmaması; şeyhlerin onu irşad etmesi ve şeyhlerin yardımıyla dağlardaki acı ve ekşi meyvelerin ona tatlı gelmesi 11 beyit
- 028 بخش ۲۸ - نیت کردن او کی این زر بدهم بدان هیزمکش چون من روزی یافتم به کرامات مشایخ و رنجیدن آن هیزمکش از ضمیر و نیت اوDervişin "Ben şeyhlerin kerametleriyle rızık buldum, bu altını o oduncuya vereyim" diye niyet etmesi ve oduncunun onun bu niyetinden rahatsız olması 29 beyit
- 029 بخش ۲۹ - تحریض سلیمان علیهالسلام مر رسولان را بر تعجیل به هجرت بلقیس بهر ایمانSüleyman'ın elçileri Belkıs'ın iman için hicretine acele etmeye teşvik etmesi 8 beyit
- 030 بخش ۳۰ - سبب هجرت ابراهیم ادهم قدس الله سره و ترک ملک خراسانİbrahim Edhem'in (Allah sırrını takdis etsin) Horasan mülkünü terk edip hicret etmesinin sebebi 19 beyit
- 031 بخش ۳۱ - حکایت آن مرد تشنه کی از سر جوز بن جوز میریخت در جوی آب کی در گو بود و به آب نمیرسید تا به افتادن جوز بانگ آب# بشنود و او را چو سماع خوش بانگ آب اندر طرب میآوردSusuz bir adamın hikayesi: cevizin tepesinden kuyuya ceviz düşürüyordu, suya ulaşamıyordu ama cevizlerin düşmesiyle su sesi duyuyordu ve bu su sesi ona sema gibi hoş geliyordu, onu neşelendiriyordu. 36 beyit
- 032 بخش ۳۲ - تهدید فرستادن سلیمان علیهالسلام پیش بلقیس کی اصرار میندیش بر شرک و تاخیر مکنSüleyman'ın Belkıs'a "Şirkte ısrar etme ve gecikme" diye tehdit göndermesi 31 beyit
- 033 بخش ۳۳ - پیدا کردن سلیمان علیهالسلام کی مرا خالصا لامر الله جهدست در ایمان تو یک ذره غرضی نیست مرا نه در نفس تو و حسن تو و نه در ملک تو خود بینی چون چشم جان باز شود به نوراللهSüleyman'ın "Benim imanında Allah rızası için çabam var, sende, güzelliğinde ve mülkünde zerre kadar çıkarım yok. Can gözü Allah'ın nuruyla açılınca kendin görürsün" demesi 17 beyit
- 034 بخش ۳۴ - باقی قصهٔ ابراهیم ادهم قدسالله سرهİbrahim Edhem'in kıssasının geri kalanı (Allah sırrını takdis etsin) 16 beyit
- 035 بخش ۳۵ - بقیهٔ قصهٔ اهل سبا و نصیحت و ارشاد سلیمان علیهالسلام آل بلقیس را هر یکی را اندر خور خود و مشکلات دین و دل او و صید کردن هر جنس مرغ ضمیری به صفیر آن جنس مرغ و طعمهٔ اوSeba halkının kıssasının devamı ve Süleyman'ın Belkıs'ın ailesinden her birini kendi durumuna, dinî ve kalbî sorunlarına uygun olarak nasihat ve irşad etmesi; her cins ruh kuşunu kendi cinsinin sesi ve yemlemesiyle avlaması 14 beyit
- 036 بخش ۳۶ - آزاد شدن بلقیس از ملک و مست شدن او از شوق ایمان و التفات همت او از همهٔ ملک منقطع شدن وقت هجرت الا از تختBelkıs'ın mülkünden kurtulması, iman şevkinden sarhoş olması ve hicret vakti tahtından başka bütün mülkünden alakasının kesilmesi 44 beyit
- 037 بخش ۳۷ - چاره کردن سلیمان علیهالسلام در احضار تخت بلقیس از سباSüleyman'ın Belkıs'ın tahtını Seba'dan getirtmek için çare bulması 12 beyit
- 038 بخش ۳۸ - قصهٔ یاری خواستن حلیمه از بتان چون عقیب فطام مصطفی را علیهالسلام گم کرد و لرزیدن و سجدهٔ بتان و گواهی دادن ایشان بر عظمت کار مصطفی صلیالله علیه و سلمHalime'nin Mustafa'yı sütten kestikten sonra kaybettikten sonra putlardan yardım istemesi, putların titremesi, secde etmesi ve Mustafa'nın (s.a.v.) işinin büyüklüğüne şahitlik etmeleri 21 beyit
- 039 بخش ۳۹ - حکایت آن پیر عرب کی دلالت کرد حلیمه را به استعانت به بتانHalime'ye putlardan yardım istemesini tavsiye eden yaşlı Arap'ın hikayesi 47 beyit
- 040 بخش ۴۰ - خبر یافتن جد مصطفی عبدالمطلب از گم کردن حلیمه محمد را علیهالسلام و طالب شدن او گرد شهر و نالیدن او بر در کعبه و از حق درخواستن و یافتن او محمد را علیهالسلامMustafa'nın dedesi Abdülmuttalib'in Halime'nin Muhammed'i kaybetmesinden haberdar olması, onu şehirde araması, Kâbe kapısında ağlayıp Allah'tan istemesi ve Muhammed'i bulması 50 beyit
- 041 بخش ۴۱ - نشان خواستن عبدالمطلب از موضع محمد علیهالسلام کی کجاش یابم و جواب آمدن از اندرون کعبه و نشان یافتنAbdülmuttalib'in Muhammed'in (s.a.v.) yerini sorup "Onu nerede bulurum?" demesi ve Kâbe içinden cevap gelerek yerini bulması 8 beyit
- 042 بخش ۴۲ - بقیهٔ قصهٔ دعوت رحمت بلقیس راBelkıs'ı rahmet davetinin kıssasının devamı 4 beyit
- 043 بخش ۴۳ - مثل قانع شدن آدمی به دنیا و حرص او در طلب دنیا و غفلت او از دولت روحانیان کی ابنای جنس ویاند و نعرهزنان کی یا لَیْتَ قَوْمي یَعْلَمونَİnsanın dünyaya kanaat etmesi ve dünya arayışındaki hırsı, kendi türünden olan ruhani varlıklardan ve "Keşke kavmim bilseydi" diye haykıranlardan gaflet etmesi örneği 68 beyit
- 044 بخش ۴۴ - بقیهٔ عمارت کردن سلیمان علیهالسلام مسجد اقصی را به تعلیم و وحی خدا جهت حکمتهایی کی او داند و معاونت ملایکه و دیو و پری و آدمی آشکاراSüleyman'ın (a.s) Mescid-i Aksa'yı Allah'ın bildiği hikmetler için Allah'ın vahy ve öğretimiyle, meleklerin, cinlerin, perilerin ve insanların açıkça yardımıyla imar etmeye devam etmesi 43 beyit
- 045 بخش ۴۵ - قصهٔ شاعر و صله دادن شاه و مضاعف کردن آن وزیر بوالحسن نامŞairin kıssası ve padişahın bağışı ile vezir Ebulhasan adlı vezirin o bağışı ikiye katlaması 10 beyit
- 046 بخش ۴۶ - باز آمدن آن شاعر بعد چند سال به امید همان صله و هزار دینار فرمودن بر قاعدهٔ خویش و گفتن وزیر نو هم حسن نام شاه را کی این سخت بسیارست و ما را خرجهاست و خزینه خالیست و من او را بده یک آن خشنود کنمŞairin birkaç yıl sonra aynı bağışı umarak geri dönmesi ve padişahın kendi âdeti üzere bin dinar emretmesi. Yeni vezir Hasan adlı vezir padişaha "Bu çok fazla, harcamalarımız var, hazine boş, ben onu onda biriyle razı ederim" demesi. 74 beyit
- 047 بخش ۴۷ - مانستن بدرایی این وزیر دون در افساد مروت شاه به وزیر فرعون یعنی هامان در افساد قابلیت فرعونBu vezirin, padişahın mürüvvetini bozmadaki düşkünlüğü, Firavun'un veziri Hâmân'ın Firavun'un yeteneğini bozmasına benzetilmesi 23 beyit
- 048 بخش ۴۸ - نشستن دیو بر مقام سلیمان علیهالسلام و تشبه کردن او به کارهای سلیمان علیهالسلام و فرق ظاهر میان هر دو سلیمان و دیو خویشتن را سلیمان بن داود نام کردنCin'in Süleyman'ın makamına oturması ve Süleyman'ın işlerini taklit etmesi, Süleyman ile Cin arasındaki açık fark ve Cin'in kendini "Süleyman bin Davud" diye adlandırması 24 beyit
- 049 بخش ۴۹ - درآمدن سلیمان علیهالسلام هر روز در مسجد اقصی بعد از تمام شدن جهت عبادت و ارشاد عابدان و معتکفان و رستن عقاقیر در مسجدSüleyman'ın (a.s.) Mescid-i Aksa'ya her gün ibadet, abidleri ve itikafta olanları irşad etmek için girmesi ve mescitte otların bitmesi 14 beyit
- 050 بخش ۵۰ - آموختن پیشه گورکنی قابیل از زاغ پیش از آنک در عالم علم گورکنی و گور بودKabil'in, dünyada mezar kazma ilmi ve mezar var olmadan önce kargadan mezar kazma sanatını öğrenmesi 57 beyit
- 051 بخش ۵۱ - قصهٔ صوفی کی در میان گلستان سر به زانو مراقب بود یارانش گفتند سر برآور تفرج کن بر گلستان و ریاحین و مرغان و آثار رحمةالله تعالیBir sofînin gül bahçesi içinde diz çökmüş, murakabede olduğu kıssası. Arkadaşları ona "Başını kaldır, gül bahçesini, güzel kokulu bitkileri, kuşları ve Allah Teâlâ'nın rahmetinin eserlerini seyret" dediler. 15 beyit
- 052 بخش ۵۲ - قصهٔ رستن خروب در گوشهٔ مسجد اقصی و غمگین شدن سلیمان علیهالسلام از آن چون به سخن آمد با او و خاصیت و نام خود بگفتMescid-i Aksa'nın köşesinde bir harub ağacının bitmesi ve Süleyman'ın o ağaç dile gelip de kendi özelliğini ve adını söyleyince üzülmesi 62 beyit
- 053 بخش ۵۳ - بیان آنک حصول علم و مال و جاه بدگوهران را فضیحت اوست و چون شمشیریست کی افتادست به دست راهزنİlmin, malın ve makamın kötü niyetliler için bir utanç vesilesi olduğunu ve yol kesicinin eline düşen kılıç gibi olduğunu açıklama 17 beyit
- 054 بخش ۵۴ - تفسیر یا ایها المزمل“Ey örtüsüne bürünen!” ayetinin tefsiri 37 beyit
- 055 بخش ۵۵ - در بیان آنک ترک الجواب جواب مقرر این سخن کی جواب الاحمق سکوت شرح این هر دو درین قصه است کی گفته میآید"Cevabı terk etmek cevaptır" sözünün ve "Ahmakla tartışmanın cevabı susmaktır" hadisinin şerhi, bu kıssada her ikisi de açıklanacaktır. 7 beyit
- 056 بخش ۵۶ - در تفسیر این حدیث مصطفی علیهالسلام کی ان الله تعالی خلق الملائکة و رکب فیهم العقل و خلق البهائم و رکب فیها الشهوة و خلق بنی آدم و رکب فیهم العقل و الشهوة فمن غلب عقله شهوته فهو اعلی من الملائکة و من غلب شهوته عقله فهو ادنی من البهائمMustafa’nın (s.a.v.) “Allah melekleri yarattı ve onlara akıl yerleştirdi, hayvanları yarattı ve onlara şehvet yerleştirdi, Âdem oğullarını yarattı ve onlara hem akıl hem de şehvet yerleştirdi. Kimin aklı şehvetine galip gelirse meleklerden üstündür, kimin şehveti aklına galip gelirse hayvanlardan aşağıdır” hadisinin tefsiri 30 beyit
- 057 بخش ۵۷ - در تفسیر این آیت کی و اما الذین فی قلوبهم مرض فزادتهم رجسا و قوله یضل به کثیرا و یهدی به کثیرا“Kalplerinde hastalık bulunanlara gelince, onların inkârlarını büsbütün artırdı” ayetinin tefsiri ve “O, bununla kimilerini saptırır, kimilerini de doğru yola iletir” buyruğu 6 beyit
- 058 بخش ۵۸ - چالیش عقل با نفس هم چون تنازع مجنون با ناقه میل مجنون سوی حره میل ناقه واپس سوی کره چنانک گفت مجنون هوا ناقتی خلفی و قدامی الهوی و انی و ایاها لمختلفانAklın nefisle mücadelesi Mecnun'un devesiyle çekişmesi gibidir. Mecnun'un gönlü Leyla'ya meyilli, devenin gönlü yavrusuna dönüktür. Nitekim Mecnun dedi ki: "Devem geri gidiyor, ben ise ileriye, ikimiz de farklıyız.""Hava nakati halfi ve kudami el-hevan ve inni ve iyyaha lemuhtelifan." 29 beyit
- 059 بخش ۵۹ - نوشتن آن غلام قصهٔ شکایت نقصان اجری سوی پادشاهO kölenin, ücretinin eksikliğinden şikayetini padişaha yazması 16 beyit
- 060 بخش ۶۰ - حکایت آن فقیه با دستار بزرگ و آنک بربود دستارش و بانگ میزد کی باز کن ببین کی چه میبری آنگه ببرBüyük sarıklı fakihin ve sarığını kapanın hikayesi. Kapana "Dur da ne götürdüğünü gör, ondan sonra götür" diye bağırması. 14 beyit
- 061 بخش ۶۱ - نصیحت دنیا اهل دنیا را به زبان حال و بیوفایی خود را نمودن به وفا طمع دارندگان ازوDünyanın, dünya ehline hal diliyle öğüt vermesi ve kendisine vefa bekleyenlere vefasızlığını göstermesi 49 beyit
- 062 بخش ۶۲ - بیان آنک عارف را غذاییست از نور حق کی ابیت عند ربی یطعمنی و یسقینی و قوله الجوع طعام الله یحیی به ابدان الصدیقین ای فی الجوع یصل طعاماللهArifin Allah'ın nurundan bir yiyeceği olduğunu açıklama ki, "Ben Rabbimin katında gecelerim, O beni doyurur ve içirir" ve "Açlık Allah'ın yemeğidir, sıddıkların bedenlerini onunla diriltir" yani açlıkta Allah'ın yemeği ulaşır. 29 beyit
- 063 بخش ۶۳ - تفسیر اوجس فی نفسه خیفة موسی قلنا لا تخف انک انت الاعلی“Musa, içinde bir korku hissetti. Korkma dedik, şüphesiz sen daha üstünsün” ayetinin tefsiri 25 beyit
- 064 بخش ۶۴ - زجر مدعی از دعوی و امر کردن او را به متابعتMüddaiyi davasından men etme ve ona tabi olmayı emretme 22 beyit
- 065 بخش ۶۵ - بقیهٔ نوشتن آن غلام رقعه به طلب اجریO kölenin ücret talebiyle bir mektup daha yazması 22 beyit
- 066 بخش ۶۶ - حکایت آن مداح کی از جهت ناموس شکر ممدوح میکرد و بوی اندوه و غم اندرون او و خلاقت دلق ظاهر او مینمود کی آن شکرها لافست و دروغO şairin hikayesi ki, namusundan dolayı methiyeyi şükrediyordu, ancak içindeki keder ve üzüntünün kokusu ve eski püskü giysisinin dış görünüşü, o şükürlerin yalan ve sahte olduğunu gösteriyordu. 55 beyit
- 067 بخش ۶۷ - دریافتن طبیبان الهی امراض دین و دل را در سیمای مرید و بیگانه و لحن گفتار او و رنگ چشم او و بی این همه نیز از راه دل کی انهم جواسیس القلوب فجالسوهم بالصدقİlahî tabiplerin, müridin ve yabancının simasında, konuşmasının tonunda, gözlerinin renginde din ve kalp hastalıklarını keşfetmeleri ve tüm bunlar olmadan da kalpten bilmeleri: "Çünkü onlar kalplerin casuslarıdır, onlarla doğrulukla oturun.""İnnehum cevâsîsul kulûb fe câlisûhum bi's-sıdk." 8 beyit
- 068 بخش ۶۸ - مژده دادن ابویزید از زادن ابوالحسن خرقانی قدس الله روحهما پیش از سالها و نشان صورت او سیرت او یک به یک و نوشتن تاریخنویسان آن در جهت رصدEbû Yezîd'in, Ebü'l-Hasan Harakânî'nin (Allah ruhlarını kutsasın) doğumunu yıllar öncesinden müjdelemesi ve onun simasının ve karakterinin bir bir işaretlerini vermesi ve tarihçilerin bunu gözlem amacıyla yazması 32 beyit
- 069 بخش ۶۹ - قول رسول صلی الله علیه و سلم انی لاجد نفس الرحمن من قبل الیمنResûlullah'ın (s.a.v.) "Şüphesiz ben Rahmân'ın nefesini Yemen tarafından buluyorum" sözü 22 beyit
- 070 بخش ۷۰ - نقصان اجرای جان و دل صوفی از طعام اللهSufinin can ve kalp ücretinin Allah'ın yemeğinden eksilmesi 35 beyit
- 071 بخش ۷۱ - آشفتن آن غلام از نارسیدن جواب رقعه از قبل پادشاهO kölenin, padişahtan mektubuna cevap gelmemesinden dolayı üzülmesi 6 beyit
- 072 بخش ۷۲ - کژ وزیدن باد بر سلیمان علیهالسلام به سبب زلت اوSüleyman'a (a.s.) hatasından dolayı rüzgarın aksi esmesi 28 beyit
- 073 بخش ۷۳ - شنیدن شیخ ابوالحسن رضی الله عنه خبر دادن ابویزید را و بود او و احوال اوŞeyh Ebü'l-Hasan'ın (r.a.) Ebû Yezîd'in haberini duyması ve onun varlığı ile halleri 10 beyit
- 074 بخش ۷۴ - رقعهٔ دیگر نوشتن آن غلام پیش شاه چون جواب آن رقعهٔ اوّل نیافتO kölenin ilk mektubuna cevap alamayınca padişaha başka bir mektup yazması 34 beyit
- 075 بخش ۷۵ - قصهٔ آنک کسی به کسی مشورت میکرد گفتش مشورت با دیگری کن کی من عدوی تومBirinin birinden fikir aldığı, onun da "Başka birine danış, çünkü ben senin düşmanınım" dediği kıssa 23 beyit
- 076 بخش ۷۶ - امیر کردن رسول علیهالسلام جوان هذیلی را بر سریهای کی در آن پیران و جنگ آزمودگان بودندResulullah'ın (s.a.v.) genç bir Huzeyli'yi, içinde yaşlıların ve savaş tecrübesi olanların bulunduğu bir seriyeye komutan tayin etmesi 38 beyit
- 077 بخش ۷۷ - اعتراض کردن معترضی بر رسول علیهالسلام بر امیر کردن آن هذیلیBir itirazcının Resûlullah'a (s.a.v.) o Huzeyli'yi komutan yapmasından dolayı itiraz etmesi 51 beyit
- 078 بخش ۷۸ - جواب گفتن مصطفی علیهالسلام اعتراض کننده راMustafa'nın (s.a.v.) itiraz edene cevap vermesi 21 beyit
- 079 بخش ۷۹ - قصهٔ «سُبْحانی، ما اَعْظَمَ شَأْنی» گفتن ابویزید قدّس الله سرّه و اعتراض مریدان و جواب این مر ایشان را نه به طریق گفت زبان بلک از راه عیانEbû Yezîd'in (Allah sırrını takdis etsin) "Sübhânî, mâ a'zâme şânî" demesi, müritlerin itirazı ve onlara bu itirazın dil ile değil, gözle görülür bir şekilde cevaplanması 52 beyit
- 080 بخش ۸۰ - بیان سبب فصاحت و بسیارگویی آن فضول به خدمت رسول علیهالسلامO gereksiz konuşanın Resûlullah'ın huzurunda çok konuşmasının ve fasihliğinin sebebini açıklama 5 beyit
- 081 بخش ۸۱ - بیان رسول علیه السلام سبب تفضیل و اختیار کردن او آن هذیلی را به امیری و سرلشکری بر پیران و کاردیدگانResulullah'ın (s.a.v.) o Huzeyli'yi yaşlı ve tecrübeli komutanlara tercih etme ve onu ordu komutanı yapma sebebini açıklaması 29 beyit
- 082 بخش ۸۲ - علامت عاقل تمام و نیمعاقل و مرد تمام و نیممرد و علامت شقی مغرور لاشیTam akıllının, yarım akıllının, tam adamın, yarım adamın ve mağrur, hiçbir işe yaramayan şakinin alameti 14 beyit
- 083 بخش ۸۳ - قصهٔ آن آبگیر و صیادان و آن سه ماهی یکی عاقل و یکی نیم عاقل وان دگر مغرور و ابله مغفل لاشی و عاقبت هر سهO gölün, avcıların ve o üç balığın kıssası: biri akıllı, biri yarım akıllı, diğeri ise mağrur ve gafil, hiçbir şey olmayan ve üçünün de akıbeti 11 beyit
- 084 بخش ۸۴ - سر خواندن وضو کننده اوراد وضو راAbdest alanın abdest dualarını okumasının sırrı 8 beyit
- 085 بخش ۸۵ - شخصی به وقت استنجا میگفت اللهم ارحنی رائحة الجنه به جای آنک اللهم اجعلنی من التوابین واجعلنی من المتطهرین کی ورد استنجاست و ورد استنجا را به وقت استنشاق میگفت عزیزی بشنید و این را طاقت نداشتBir kişinin istinca yaparken "Allahım, bana cennet kokusunu koklat" demesi, oysa istinca duasının "Allahım, beni tevbe edenlerden ve temizlenenlerden kıl" olması gerektiğini ve istinca duasını istinşak (buruna su çekme) yaparken söylemesi. Bir aziz bunu duydu ve buna dayanamadı. 24 beyit
- 086 بخش ۸۶ - قصهٔ آن مرغ گرفته کی وصیت کرد کی بر گذشته پشیمانی مخور تدارک وقت اندیش و روزگار مبر در پشیمانیYakalanmış kuşun hikayesi ki geçmişe pişmanlık duyma, vaktini iyi değerlendir ve pişmanlıkla zamanını boşa harcama diye öğüt verdi 21 beyit
- 087 بخش ۸۷ - چاره اندیشیدن آن ماهی نیمعاقل و خود را مرده کردنYarı akıllı balığın çare düşünmesi ve kendini ölü taklidi yapması 21 beyit
- 088 بخش ۸۸ - بیان آنک عهد کردن احمق وقت گرفتاری و ندم هیچ وفایی ندارد کی لو ردوالعادوا لما نهوا عنه و انهم لکاذبون صبح کاذب وفا نداردAhmak birinin yakalandığı zaman verdiği sözün ve duyduğu pişmanlığın hiçbir vefası olmadığını açıklayan bölüm ki “Eğer geri döndürülselerdi, yine de kendilerine yasaklanan şeylere geri dönerlerdi ve şüphesiz onlar yalancıdırlar.” yalan sabahı vefa getirmez 14 beyit
- 089 بخش ۸۹ - در بیان آنک وهم قلب عقلست و ستیزهٔ اوست بدو ماند و او نیست و قصهٔ مجاوبات موسی علیهالسلام کی صاحب عقل بود با فرعون کی صاحب وهم بودVehmin aklın kalbi ve inatçısı olduğunu, ona benzediğini ama o olmadığını açıklayan bölüm ve aklı temsil eden Musa (a.s.) ile vehmi temsil eden Firavun arasındaki münazaraların hikayesi 40 beyit
- 090 بخش ۹۰ - بیان آنک عمارت در ویرانیست و جمعیت در پراکندگیست و درستی در شکستگیست و مراد در بیمرادیست و وجود در عدم است و عَلی هَذا بَقیَّةُ الأَضْدادِ وَ الأَزْواجِİmarın viranda, birliğin dağınıklıkta, doğruluğun kırıklıkta, muradın muratsızlıkta ve varlığın yoklukta olduğunu açıklayan bölüm ve zıtların ve eşlerin geri kalanı da bu şekildedir 43 beyit
- 091 بخش ۹۱ - بیان آنک هر حس مدرکی را از آدمی نیز مدرکاتی دیگرست کی از مدرکات آن حس دگر بیخبرست چنانک هر پیشهور استاد اعجمی کار آن استاد دگر پیشهورست و بیخبری او از آنک وظیفهٔ او نیست دلیل نکند کی آن مدرکات نیست اگرچه به حکم حال منکر بود آن را اما از منکری او اینجا جز بیخبری نمیخواهیم درین مقامAçıklama: Her algılayan duyunun, insanda başka algılamaları da vardır ki, diğer duyuların algılamalarından habersizdir; tıpkı her zanaatkar ustanın, diğer zanaatkar ustanın işini acemi gibi yapması ve kendisinin görevi olmayan o algılamalardan habersiz olması, o algılamaların olmadığına delil teşkil etmez. Her ne kadar halin hükmüne göre bunu inkar etse de, burada onun inkarından sadece habersizliği kastetmekteyiz. 57 beyit
- 092 بخش ۹۲ - حمله بردن این جهانیان بر آن جهانیان و تاختن بردن تا سینور ذر و نسل کی سر حد غیب است و غفلت ایشان از کمین کی چون غازی به غزا نرود کافر تاختن آوردBu dünyalıların o dünyalılara saldırıp, ta سينور ذر ve nesle yani gaybın sınırına kadar akın etmeleri ve pusudan gafil olmaları, tıpkı gazi cihada çıkmazsa kafirin akın edeceği gibi 28 beyit
- 093 بخش ۹۳ - بیان آنک تن خاکی آدمی همچون آهن نیکو جوهر قابل آینه شدن است تا درو هم در دنیا بهشت و دوزخ و قیامت و غیر آن معاینه بنماید نه بر طریق خیالİnsan bedeninin, ayna olmaya elverişli iyi cevherli demir gibi olduğunu açıklayan bölüm, ta ki dünyada cennet, cehennem, kıyamet ve diğerleri de hayal yoluyla değil, açıkça onda görünsün 18 beyit
- 094 بخش ۹۴ - باز گفتن موسی علیهالسلام اسرار فرعون را و واقعات او را ظهر الغیب تا به خبیری حق ایمان آورد یا گمان بردMusa'nın (a.s.) Firavun'a sırlarını ve olaylarını anlatarak, hakkın ilmini bilmesine iman etmesini veya şüphe duymasını sağlaması 16 beyit
- 095 بخش ۹۵ - بیان آنک در توبه بازستTövbe kapısının açık olduğunu açıklayan bölüm 6 beyit
- 096 بخش ۹۶ - گفتن موسی علیهالسلام فرعون را کی از من یک پند قبول کن و چهار فضیلت عوض بستانMusa'nın (a.s.) Firavun'a benden bir öğüt kabul et, dört fazilet karşılığında al dediği bölüm 19 beyit
- 097 بخش ۹۷ - شرح کردن موسی علیهالسلام آن چهار فضیلت را جهت پای مزد ایمان فرعونMusa'nın (a.s.) Firavun'un imanı karşılığında vaat ettiği o dört fazileti açıklaması 12 beyit
- 098 بخش ۹۸ - تفسیر کُنْتُ کَنْزاً مَخْفیّاً فَأَحْبَبْتُ اَنْ اُعْرَفَGizli bir hazineydim, bilinmek istedim hadisinin tefsiri 22 beyit
- 099 بخش ۹۹ - غره شدن آدمی به ذکاوت و تصویرات طبع خویشتن و طلب ناکردن علم غیب کی علم انبیاستİnsanın zekasına ve kendi yaratıcılığının tasvirlerine aldanması ve peygamberlerin ilmi olan gayb ilmini aramaktan vazgeçmesi 15 beyit
- 100 بخش ۱۰۰ - بیان این خبر کی کلموا الناس علی قدر عقولهم لا علی قدر عقولکم حتی لا یکذبوا الله و رسولهİnsanlara akılları ölçüsünce konuşun, kendi akıllarınız ölçüsünce değil, ta ki Allah'ı ve Resulü'nü yalanlamasınlar hadisinin açıklaması 8 beyit
- 101 بخش ۱۰۱ - قوله علیه السلام من بشرنی بخروج صفر بشرته بالجنةSıfırın çıktığını müjdeleyen cennetle müjdelenir hadisi 12 beyit
- 102 بخش ۱۰۲ - مشورت کردن فرعون با ایسیه در ایمان آوردن به موسی علیهالسلامFiravun'un Asiye ile Musa'ya (a.s.) iman etme konusunda istişare etmesi 31 beyit
- 103 بخش ۱۰۳ - قصهٔ باز پادشاه و کمپیر زنŞahbaz ve yaşlı kadının hikayesi 29 beyit
- 104 بخش ۱۰۴ - قصهٔ آن زن کی طفل او بر سر ناودان غیژید و خطر افتادن بود و از علی کرمالله وجهه چاره جستÇocuğu oluğun başına kayan ve düşme tehlikesi geçiren kadının Ali (k.v.)'den yardım istemesi hikayesi 65 beyit
- 105 بخش ۱۰۵ - مشورت کردن فرعون با وزیرش هامان در ایمان آوردن به موسی علیهالسلامFiravun'un veziri Haman ile Musa'ya (a.s.) iman etme konusunda istişare etmesi 14 beyit
- 106 بخش ۱۰۶ - تزییف سخن هامان علیه اللعنةHaman'ın (l.a.) sözlerinin geçersiz kılınması 37 beyit
- 107 بخش ۱۰۷ - نومید شدن موسی علیهالسلام از ایمام فرعون به تاثیر کردن سخن هامان در دل فرعونMusa'nın (a.s.) Haman'ın sözlerinin Firavun'un kalbinde tesir etmesinden dolayı Firavun'un imanından ümidini kesmesi 5 beyit
- 108 بخش ۱۰۸ - منازعت امیران عرب با مصطفی علیهالسلام کی ملک را مقاسمت کن با ما تا نزاعی نباشد و جواب فرمودن مصطفی علیهالسلام کی من مامورم درین امارت و بحث ایشان از طرفینArap emirlerinin Mustafa (a.s.) ile tartışması: “Mülkü aramızda paylaş ki bir anlaşmazlık olmasın” ve Mustafa (a.s.)'ın cevabı: “Ben bu emirde memurum” ve iki taraftan da onların tartışmaları 32 beyit
- 109 بخش ۱۰۹ - در بیان آنک شناسای قدرت حق نپرسد کی بهشت و دوزخ کجاستHakkın kudretini bilen kişinin cennet ve cehennem nerededir diye sormayacağını açıklayan bölüm 22 beyit
- 110 بخش ۱۱۰ - جواب دهری کی منکر الوهیت است و عالم را قدیم میگویدUluhiyyeti inkar eden ve alemi kadim sayan dehrinin cevabı 48 beyit
- 111 بخش ۱۱۱ - تفسیر این آیت کی و ما خلقنا السموات والارض و ما بینهما الا بالحق نیافریدمشان بهر همین کی شما میبینید بلک بهر معنی و حکمت باقیه کی شما نمیبینید آن را“Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri ancak hak ile yarattık” ayetinin tefsiri: Onları sizin gördüğünüz gibi değil, sizin göremediğiniz bir mana ve baki bir hikmet için yarattık. 40 beyit
- 112 بخش ۱۱۲ - وحی کردن حق به موسی علیهالسلام کی ای موسی من کی خالقم تعالی ترا دوست میدارمHakkın Musa'ya (a.s.) vahyedişi: “Ey Musa, ben ki yaratıcıyım, seni seviyorum.” 12 beyit
- 113 بخش ۱۱۳ - خشم کردن پادشاه بر ندیم و شفاعت کردن شفیع آن مغضوب علیه را و از پادشاه درخواستن و پادشاه شفاعت او قبول کردن و رنجیدن ندیم از این شفیع کی چرا شفاعت کردیPadişahın nedime kızması ve şefaatçinin o öfkelenmiş kişiye şefaat etmesi ve padişahtan istemesi, padişahın da şefaatini kabul etmesi ve nedimin bu şefaatçiye “Niçin şefaat ettin?” diye gücenmesi 41 beyit
- 114 بخش ۱۱۴ - گفتن خلیل مر جبرئیل را علیهماالسلام چون پرسیدش کی الک حاجة خلیل جوابش داد کی اما الیک فلاHalil'in Cebrail'e (a.s.) “Bir ihtiyacın var mı?” diye sorduğunda “Sana gelince, hayır” cevabını vermesi 27 beyit
- 115 بخش ۱۱۵ - مطالبه کردن موسی علیهالسلام حضرت را کی خَلَقتَ خَلقاً اَهلَکتَهُم و جواب آمدنMusa'nın (a.s.) “Sen bir kavim yarattın, sonra onları helak ettin” diye Rabb'e sorması ve cevabın gelmesi 29 beyit
- 116 بخش ۱۱۶ - بیان آنک روح حیوانی و عقلِ جزوی و وهم و خیال بر مثال دوغند و روح کی باقیست درین دوغ همچون روغن پنهانستHayvanî ruh, cüz'î akıl, vehim ve hayalin ayran gibi olduğunu, ayranın içindeki yağ gibi gizli olan baki ruhu açıklayan bölüm 21 beyit
- 117 بخش ۱۱۷ - مثال دیگر هم درین معنیBu anlamda başka bir örnek 34 beyit
- 118 بخش ۱۱۸ - حکایت آن پادشاهزاده کی پادشاهی حقیقی به وی روی نمود یَوْمَ یَفِرُّ المَرْءُ مِنْ أَخیهِ وَ أُمِّهِ وَ أَبیهِ نقد وقت او شد پادشاهی این خاک تودهٔ کودک طبعان کی قلعه گیری نام کنند آن کودک کی چیره آید بر سر خاک توده برآید و لاف زندگی قلعه مراست کودکان دیگر بر وی رشک برند کی التُّرابُ رَبیعُ الصِّبْیانِ آن پادشاهزاده چو از قید رنگها برست گفت من این خاکهای رنگین را همان خاک دون میگویم زر و اطلس و اکسون نمیگویم من ازین اکسون رستم یکسون رفتم و آتیناه الحکم صبیا ارشاد حق را مرور سالها حاجت نیست در قدرت کن فیکون هیچ کس سخن قابلیت نگویدGerçek saltanatın kendisine göründüğü şehzadenin hikayesi. “O gün kişi kardeşinden, annesinden ve babasından kaçar.” Onun için anın parası olan saltanat, bu çocuk tabiatlıların toprak yığınını ele geçirme dedikleri şeydir. O çocuk ki toprak yığınına tırmanır ve “Hayat benimdir, kale benimdir” diye övünürken diğer çocuklar onu kıskanır ki “Toprak çocukların baharıdır.” O şehzade renklerin kaydından kurtulunca dedi ki: “Ben bu renkli toprakları yine o alçak toprak diyorum, altın, atlas ve ipek demiyorum. Ben bu ipekten kurtuldum, bir kenara çekildim.” Ve “Ona çocukken hikmet verdik.” Hakkın irşadı için yıllara ihtiyaç yoktur. “Ol” emrinin kudretinde hiç kimse yetenek sözü söylemez. 28 beyit
- 119 بخش ۱۱۹ - عروس آوردن پادشاه فرزند خود را از خوف انقطاع نسلPadişahın neslinin kesilmesi korkusuyla oğluna gelin getirmesi 16 beyit
- 120 بخش ۱۲۰ - اختیار کردن پادشاه دختر درویش زاهدی را از جهت پسر و اعتراض کردن اهل حرم و ننگ داشتن ایشان از پیوندی درویشPadişahın oğluna fakir bir zahidin kızını seçmesi ve harem halkının itiraz edip fakirle akrabalık kurmaktan utanmaları 31 beyit
- 121 بخش ۱۲۱ - مستجاب شدن دعای پادشاه در خلاص پسرش از جادوی کابلیPadişahın Kabil büyüsünden oğlunu kurtarmak için yaptığı duanın kabul olması 29 beyit
- 122 بخش ۱۲۲ - در بیان آنک شهزاده آدمی بچه است خلیفهٔ خداست پدرش آدم صفی خلیفهٔ حق مسجود ملایک و آن کمپیر کابلی دنیاست کی آدمیبچه را از پدر ببرید به سحر و انبیا و اولیا آن طبیب تدارک کنندهŞehzadenin Adem (a.s.)'ın halifesi olan bir insan çocuğu olduğunu ve Kabil'li yaşlı kadının dünyayı temsil ettiğini, büyüsüyle insanı babasından ayırdığını, peygamberlerin ve evliyanın ise bu durumu tedavi eden doktorlar olduğunu açıklayan bölüm 53 beyit
- 123 بخش ۱۲۳ - حکایت آن زاهد کی در سال قحط شاد و خندان بود با مفلسی و بسیاری عیان و خلق میمردند از گرسنگی گفتندش چه هنگام شادیست کی هنگام صد تعزیت است گفت مرا باری نیستO zahidin hikayesi ki, kıtlık yılında yoksulluğuna rağmen neşeli ve güler yüzlüydü, çevresinde birçok insan varken, insanlar açlıktan ölüyordu. Ona dediler ki: “Neşe zamanı mı, yüzlerce matem zamanı?” Dedi ki: “Bana bir yük yok.” 17 beyit
- 124 بخش ۱۲۴ - بیان آنک مجموع عالم صورت عقل کل است چون با عقل کل بهکژروی جفا کردی صورت عالم ترا غم فزاید اغلب احوال چنانک دل با پدر بد کردی صورت پدر غم فزاید ترا و نتوانی رویش را دیدن اگر چه پیش از آن نور دیده بوده باشد و راحت جانAçıklama: Tüm alem akıl-ı küll'ün suretidir. Akıl-ı küll'e karşı haksızlık yaptığında, alemin sureti sana gam katar, tıpkı babana karşı kötü davrandığında babanın suretinin sana gam katması ve eskiden gözünün nuru ve canının rahatı olsa da yüzünü görememen gibi. 12 beyit
- 125 بخش ۱۲۵ - قصهٔ فرزندان عزیر علیهالسلام کی از پدر احوال پدر میپرسیدند میگفت آری دیدمش میآید بعضی شناختندش بیهوش شدند بعضی نشناختند میگفتند خود مژدهای داد این بیهوش شدن چیستUzeyr'in (a.s.) çocuklarının babalarına hallerini sorması hikayesi: "Geliyor, gördüm." diyordu. Bazıları onu tanıdı ve bayıldı, bazıları tanıyamadı ve "Bu bir müjde verdi, bu bayılma neyin nesi?" diyordu. 29 beyit
- 126 بخش ۱۲۶ - تفسیر این حدیث کی ائنی لاستغفر الله فی کل یوم سبعین مرةHer gün yetmiş defa Allah'tan bağışlanma dilerim hadisinin tefsiri 11 beyit
- 127 بخش ۱۲۷ - بیان آنک عقل جزوی تا بگور بیش نبیند در باقی مقلد اولیا و انبیاستCüz'i aklın kabre kadar göreceğini, geri kalanlarda evliya ve enbiyaya taklitçi olduğunu açıklayan bölüm 37 beyit
- 128 بخش ۱۲۸ - بیان آنک یا ایها الذین آمنوا لا تقدموا بین یدی الله و رسوله چون نبی نیستی ز امت باش چونک سلطان نهای رعیت باش پس رو خاموش باش از خود زحمتی و رایی متراشEy iman edenler, Allah'ın ve Resulü'nün önüne geçmeyin. Peygamber değilsen ümmet ol, sultan değilsen tebaa ol. Sus, kendi kendine zahmet ve görüşler uydurma. 29 beyit
- 129 بخش ۱۲۹ - قصهٔ شکایت استر با شتر کی من بسیار در رو میافتم در راه رفتن تو کم در روی میآیی این چراست و جواب گفتن شتر او راKatırın deveye şikayeti: "Ben yolda çok düşüyorum, sen ise az düşüyorsun, bu neden?" ve devenin ona cevabı 30 beyit
- 130 بخش ۱۳۰ - تصدیق کردن استر جوابهای شتر را و اقرار کردن بفضل او بر خود و ازو استعانت خواستن و بدو پناه گرفتن به صدق و نواختن شتر او را و ره نمودن و یاری دادن پدرانه و شاهانهKatırın devenin cevaplarını tasdik etmesi, kendi üzerindeki faziletini kabul etmesi ve ondan samimiyetle yardım ve sığınma istemesi. Devenin de onu şefkatle okşaması, yol göstermesi ve babacan ve şahane bir şekilde yardım etmesi. 24 beyit
- 131 بخش ۱۳۱ - لابه کردن قبطی سبطی را کی یک سبو به نیت خویش از نیل پر کن و بر لب من نه تا بخورم به حق دوستی و برادری کی سبو کی شما سبطیان بهر خود پر میکنید از نیل آب صاف است و سبوکی ما قبطیان پر میکنیم خون صاف استMısırlının İsrailliye yalvarışı: "Kendi niyetine göre Nil'den bir testi su doldur ve dudaklarıma getir de içeyim, dostluk ve kardeşlik hakkı için; çünkü siz İsraillilerin kendiniz için doldurduğunuz testide Nil suyu berrak iken, bizim Mısırlıların doldurduğumuz testide kan berrak." diye 63 beyit
- 132 بخش ۱۳۲ - در خواستن قبطی دعای خیر و هدایت از سبطی و دعا کردن سبطی قبطی را به خیر و مستجاب شدن از اکرم الاکرمین و ارحم الراحمینKıptî'nin Sibti'den hayır dua ve hidayet istemesi, Sibti'nin de Kıptî'ye hayır dua etmesi ve duanın en keremlilerin ve en merhametlilerin merhametlisi tarafından kabul edilmesi 50 beyit
- 133 بخش ۱۳۳ - حکایت آن زن پلیدکار کی شوهر را گفت کی آن خیالات از سر امرودبُن مینماید ترا کی چنینها نماید چشم آدمی را سر آن امرودبن از سر امرودبن فرود آی تا آن خیالها برود و اگر کسی گوید کی آنچ آن مرد میدید خیال نبود و جواب این مثالیست نه مثل در مثال همین قدر بس بود کی اگر بر سر امرودبن نرفتی هرگز آنها ندیدی خواه خیال خواه حقیقتO kötü kadının kocasına, “O hayaller armut ağacının tepesinden sana öyle görünür ki, insanın gözüne öyle şeyler gösterir. Armut ağacının tepesinden aşağı in ki o hayaller gitsin” demesi hikayesi. Ve eğer biri dese ki, o adamın gördükleri hayal değildi, bunun cevabı şudur: Bu bir örnektir, gerçek değildir. Örnekte bu kadar yeter ki, eğer armut ağacının tepesine çıkmasaydın, onları asla görmezdin, ister hayal ister hakikat olsun. 31 beyit
- 134 بخش ۱۳۴ - باقی قصهٔ موسی علیهالسلامMusa (a.s.) hikayesinin devamı 62 beyit
- 135 بخش ۱۳۵ - اطوار و منازل خلقت آدمی از ابتداİnsan yaratılışının baştan itibaren evreleri ve merhaleleri 31 beyit
- 136 بخش ۱۳۶ - بیان آنک خلق دوزخ گرسنگانند و نالانند به حق کی روزیهای ما را فربه گردان و زود زاد به ما رسان کی ما را صبر نماندCehennem halkının aç ve inleyenler olduğunu, Hakk'a “Rızıklarımızı çoğalt ve bize çabuk azık ulaştır, çünkü sabrımız kalmadı” diye yalvardıklarını açıklayan bölüm 43 beyit
- 137 بخش ۱۳۷ - رفتن ذوالقرنین به کوه قاف و درخواست کردن کی ای کوه قاف از عظمت صفت حق ما را بگو و گفتن کوه قاف کی صفت عظمت او در گفت نیاید کی پیش آنها ادراکها فدا شود و لابه کردن ذوالقرنین کی از صنایعش کی در خاطر داری و بر تو گفتن آن آسانتر بود بگویZülkarneyn'in Kaf Dağı'na gidip: "Ey Kaf Dağı, Hakk'ın azamet sıfatından bize anlat" diye istemesi ve Kaf Dağı'nın "O'nun azamet sıfatı söze gelmez, çünkü idraklar onun karşısında feda olur" demesi. Zülkarneyn'in de "Hatırında tuttuğun ve söylemesi sana daha kolay olan sanatlarından bahset" diye yalvarması. 10 beyit
- 138 بخش ۱۳۸ - موری بر کاغذ میرفت نبشتن قلم دید قلم را ستودن گرفت موری دیگر کی چشم تیزتر بود گفت ستایش انگشتان را کن کی آن هنر ازیشان میبینم موری دگر کی از هر دو چشم روشنتر بود گفت من بازو را ستایم کی انگشتان فرع بازواند الی آخرهBir karınca bir kağıt üzerinde yürüyordu, kalemin yazdığını gördü ve kalemi övmeye başladı. Daha keskin gözlü başka bir karınca: “Parmakları övmelisin, çünkü o sanatı onlardan görüyorum” dedi. Her ikisinden de daha iyi gören başka bir karınca ise: “Ben pazuyu övüyorum, çünkü parmaklar pazuların şubesidir” dedi ve bu böyle devam etti. 34 beyit
- 139 بخش ۱۳۹ - نمودن جبرئیل علیه السّلام خود را به مصطفی صلیالله علیه و سلّم به صورت خویش و از هفتصد پر او چون یک پر ظاهر شد افق را بگرفت و آفتاب محجوب شد با همهٔ شعاعشCebrail (a.s.)'in Mustafa'ya (s.a.v.) kendisini kendi suretinde göstermesi ve yedi yüz kanadından bir kanadı belirdiğinde ufku kaplaması ve güneşin tüm ışınlarıyla birlikte perdelenmesi 100 beyit